Sinema malzemesini olanlardan ve olacaklardan seçer. Olanlara ve olacaklara dair sayısız senaryonun sergilendiği bir başka alan ise politikadır. Perde ve politikanın kesişimi alanları bu nedenle ilgi çekicidir. 20. yüzyıldan itibaren askeri, siyasal ve toplumsal dengeleri değiştiren nükleer silahlara dair insan tahayyülü, barış arayışlarından yıkım ihtimaline kadar geniş bir alanı kapsamaktadır.
Bu film okuma grubunda 8 hafta boyunca bu alan içerisinde anlatılan hikayeleri görmek için sinema perdesine bakacağız. Nükleer silahların başrolde yer aldığı filmleri izlediğimiz bu programda, uluslararası ilişkilerden nükleer stratejiye kadar pek çok alanda sanatı ve politikayı bir arada ele alacağız.
Son başvuru: 1 Mart 2026
Yürütücü: Fatih Mehmet Çamcı
Kayıt olmak için tıklayınız
Hafta 1 – Nükleer Silahların Ortaya Çıkışı
"Dünyanın aynı olmayacağını biliyorduk.." J. Robert Oppenheimer savaşın ve gücün doğasını değiştiren atom bombasına giden süreci böyle anlatıyor. Birinci haftanın filmleri izlenirken topyekün yıkım getiren bir silahın nasıl ortaya çıktığına, bunun sorumluluğunun nasıl alınabildiğine ve nükleer silahların kullanımına dair farklı motivasyonlara dikkat edilmelidir.
Zorunlu:
- Oppenheimer (2023) – Christopher Nolan
Öneri:
- Nine Days of One Year (1962) – Mikhail Romm
Hafta 2 – Karşılıklı Yıkım ve Nükleer Caydırıcılık
Nükleer savaş mı yoksa istikrar mı getirir? Bu soru uluslararası ilişkilerde caydırıcılık literatürünün temelini oluşturmaktadır. Dr. Strangelove filmi izlenirken nükleer yarattığı korkunun nasıl yönetildiğine, krizin hangi dinamikleri barındırdığına ve caydırıcılığın nasıl kendini gösterdiğine bakmak gerekmektedir.
Zorunlu:
- Dr. Strangelove (1964) – Stanley Kubrick
Hafta 3 – Sivil-Asker İlişkileri ve Nükleer Strateji
Nükleer silahların kullanımına dair tartışmalar sivil yönetimlerin ve askeri yapının farklı düşüncelerine sahne olmuştur. Savaşın ele alınma biçimine dair farklılıkları görmek adına bu haftanın filmi nükleer stratejinin nasıl ele alındığına dikkat ederek izlenmelidir.
Zorunlu:
- Seven Days in May (1964) – John Frankenheimer
Hafta 4 – Soğuk Savaş ve Karar Almak
Aktörlerin rasyonel olduğuna inanıldığından nükleer silahları kullanmaktan kaçınacakları düşünülmektedir. Ancak tek bir hata ve yanlış karar geri dönüşü imkansız bir savaşa da sebep verebilir. Riskli kararların ve hataların yarattığı korkuya dikkat ederek izlenmesi gereken bu haftanın filmi 1963 Küba Füze Krizi'nin izlerini barındırıyor.
Zorunlu:
- Fail Safe (1964) – Sidney Lumet
Öneri:
- Crimson Tide (1995) – Tony Scott
- The Sum of All Fears (2002) – Phil Alden Robinson
Hafta 5 – Nükleer Silahları Savunmak Mümkün mü?
Nükleer silahların durdurulması için gelişen teknolojiden yardım alınabilir mi? En ufak bir hesap hatasının bile büyük yıkımlara sebep olabileceği unutulmadan izlenmesi gereken bu film günümüzdeki yapay zeka tartışmaları için de bir kapı aralıyor.
Zorunlu:
- Colossus: The Forbin Project (1970) – Joseph Sargent
Hafta 6 – Kriz, Korku, Barış ve Kıyamet
Nükleer kıyametin eşiğine gelindiğinde yaşanacak korku ve bu korkunun sürekli hale gelmesiyle ortaya çıkan büyük endişe hali toplumları felç edebilir. Güven duygusunun ortadan kalktığı, kıyametin çağırıldığı bu zamanlarda barış için ödenebilecek bedeller ağırlaşmaktadır. Watchmen süper kahraman türünü de sorgulamaya açarak barış için ödenebilecek bedelleri göstermeyi hedefliyor. Bu nedenle film bu kavramların altı çizilerek izlenmeli.
Zorunlu:
- Watchmen (2009) – Zack Snyder
Hafta 7 – Nükleer Silahlardan Korkmak: Nükleer Kış ve Nükleer Tabu
Nükleerden bir sonrasını düşünmek nükleerden kaçınmak için en etkili yöntemlerden biridir. Yıkım ve yokoluş üzerine hikayeler kurdukça nükleer silahların kullanımına dair toplumsal ve siyasal bir karşı çıkış gelişmektedir. Bu haftanın filmleri nükleer tabunun gölgesini üzerinde taşıdığından bu kavram özelinde incelenmelidir.
Zorunlu:
- When the Wind Blows (1986) – Jimmy Murakami
Öneri:
- On the Beach (1959) – Stanley Kramer
- Testament (1983) – Lynne Littman
Okuma Önerisi:
Nina Tannenwald, "Stigmatizing the Bomb: Origins of the Nuclear Taboo," International Security 29, no. 4 (2005): 5-49.
Hafta 8 – 21. Yüzyılda Nükleeri Silahları ve Caydırıcılığı Yeniden Düşünmek
Teknoloji, yapay zeka, radarlar ve hepsinin bir araya getirilmesiyle oluşan komuta sistemleri… Soğuk Savaş'tan 45 sene sonra dünyada nükleer silahların durduğu yer neresi? Konvansiyonel caydırıcılığın merkezde yer aldığı bu yeni dönemde hava savunma sistemleri ve füzelerin nükleer silahlar karşısında konumu bu filmi izlerken gözden kaçırılmamalıdır.
Zorunlu:
- A House of Dynamite (2025) – Kathryn Bigelow
Öneri:
- Mad Max (2015) – George Miller
