İnsansız #10
#10
Teknoloji ve Yapay Zeka Politikaları Programı22 Eylül 2026

İnsansız #10

Robotik Pazarında Çin Yükselişi

Unitree insansı robotu, Anadolu Ajansı

Çinli robot üreticisi Unitree Robotics, geçtiğimiz ay borsadaki ilk işlem gününde yüzde 600’ün üzerinde değer kazandı. 150,8 yuandan (22,36 dolar) halka arz edilen hisseler 1.100 yuandan (yaklaşık 163 dolar) başladı. Günü yüzde 460 yükselişle tamamlayan Unitree, halka arzdan 6,1 milyar yuan (yaklaşık 904 milyon dolar) topladı. Böylece Çin anakarasında borsaya giren ilk insansı robot üreticisi oldu. Unitree, yüksek lisans projesi olarak başlayan robot çalışmalarını on yıl içinde yılda on binlerce ürün satan bir üretim hattına taşıdı. 

Şirketin 2025 yılındaki geliri 1,7 milyar yuana (yaklaşık 250 milyon dolar) ulaştı. Aynı yıl 5.500’den fazla insansı robot ve 18.000 dört ayaklı robot sattı. Unitree’nin büyümesinde uygun fiyatlı modellerinin etkisi büyük. 2023’te satışa çıkan dört ayaklı Go2 modeli 1.600 dolarlık fiyatıyla üniversitelerden teknoloji şirketlerine kadar geniş bir müşteri grubuna ulaştı. Askeri görevler için geliştirilen Amerikan sistemleri ise daha pahalı ve çok daha az sayıda üretiliyor.

Unitree’nin kullandığı bilgi birikimi farklı ülkelerde yürütülen açık kaynaklı araştırmalara uzanıyor. Reuters, Go serisindeki bazı tasarım unsurlarını ABD Kara Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı ile diğer Amerikan askeri programlarının desteklediği çalışmalara bağlıyor. Pennsylvania Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsündeki araştırmacıların geliştirdiği sistemler daha sonra bilimsel yayınlarla kamuya açıldı. Araştırmacı Ben Katz, Unitree’nin Go serisinin ölçülerinin üzerinde çalıştığı Mini Cheetah robotuyla milimetresine kadar benzer olduğunu belirtiyor.

Unitree’nin kendi araştırma çizgisi şirket kurulmadan önce başladı. Kurucu Wang Xingpxing, yüksek lisans döneminde düşük maliyetli dış rotorlu fırçasız motorlarla çalışan XDog’u geliştirdi.Şirket bugün motor, redüktör, kontrolcü, lidar ve hareket algoritmaları gibi temel bileşenleri kendi bünyesinde geliştirdiğini belirtiyor. Unitree, 200’den fazla patent başvurusu yaptığını ve 180’den fazlasının tescil edildiğini bildiriyor. Hangzhou çevresindeki motor, dişli, aktüatör, elektronik ve batarya üreticileri, robotların düşük maliyetle ve yüksek sayıda üretilmesini sağladı.

ABD’de aynı araştırmalardan yararlanılarak kurulan Ghost Robotics, bugün Amerikan özel kuvvetlerine dört ayaklı robotlar sağlıyor. Ancak şirketin üretim miktarı Unitree’nin gerisinde. ABD Kara Kuvvetleri, 2023 yılında yeterli sayıda ve uygun nitelikte yerli ürün bulunmadığı gerekçesiyle iki Unitree Go1 EDU satın alabilmek için Amerikan malı kullanma kurallarından muafiyet istedi. Reuters, satın almanın tamamlanıp tamamlanmadığını belirleyemedi. Muafiyet belgesindeki yerli ürün eksikliği, seri üretime geçiş hızının tedarik kararlarında yarattığı farkı gösteriyor.

Unitree robotlarının askeri kullanımı iki ülke arasındaki tartışmayı daha da büyüttü. Çin devlet televizyonunda yayınlanan bir tatbikatta şirketin dört ayaklı robotlarından biri silahlı şekilde Çin Halk Kurtuluş Ordusu askerleriyle birlikte görüntülendi. Unitree ürünlerini sivil kullanım için geliştirdiğini açıklıyor. Pentagon ise haziran ayında şirketi Çin savunma sanayisine katkı sağlayan kuruluşlar listesine ekledi. ABD Federal İletişim Komisyonu da Unitree dahil yabancı şirketlerin yeni insansı ve dört ayaklı robot modellerinin ithalatını yasakladı.

Unitree, askeri kullanım tartışmaları sürerken Çin’de geniş kitlelere ulaştı. Şirketin insansı robotları 2025 ve 2026 Bahar Bayramı Galalarında sahneye çıktı. İlk programda halk dansı yapan robotlar, ertesi yıl dövüş hareketleri ve akrobatik gösteriler sergiledi. Çin’in en çok izlenen televizyon programlarından biri olan gala, Unitree’yi teknoloji çevrelerinin dışına taşıdı. Robotlar sosyal medyada yayılan görüntüler, fuarlar, mağazalar ve kiralama hizmetleriyle gündelik hayatın içinde daha sık görülmeye başladı. 

Halka arzdaki güçlü talep, robotik sektörüne yönelik yatırımcı beklentisini de gösteriyor. Şirket, halka arz gelirini yeni robotların geliştirilmesi ve üretim tesisinin büyütülmesi için kullanacak.

Unitree’nin ürünlerinde şirketin kendi Ar-Ge’si ile uluslararası açık araştırmadan alınan teknik birikim birlikte kullanıldı. Şirket, bu birikimi kendi motor ve kontrol sistemleriyle Hangzhou çevresindeki tedarik ağına bağlayarak seri üretime taşıdı. Unitree, prototipi uygun fiyatlı ve yüksek adetli ürüne çevirme hızında öne çıktı.

İnsansız Sistemlerde Tedarik Zinciri Güvenliği

K3 Scout insansız deniz araçları, Kraken Technology

Devletler, tedarik zincirine müdahaleyi uzun süredir istihbarat yöntemi olarak kullanıyor. Üretim veya tedarik aşamasında bırakılan bir erişim kanalı, kullanıcı ülkenin askeri ve diplomatik haberleşmesini yıllarca izlenebilir hale getirebiliyor. Operation Rubicon, bunun en bilinen örneklerinden biri. CIA ile Batı Almanya’nın dış istihbarat servisi BND, 1970 yılında İsviçreli Crypto AG’yi gizlice satın aldı ve şirketin şifreleme cihazlarını kendi servislerinin çözebileceği biçimde zayıflattı. Yüzden fazla ülkeye satılan bu cihazlar üzerinden diplomatik ve askeri haberleşme yıllarca izlendi. Hedefler arasında rakiplerle müttefikler bulunuyordu. K3 Scout vakası, aynı tartışmayı bugün insansız sistemlerin kamera ve haberleşme bileşenlerine taşıdı.

Birleşik Krallık Kraliyet Donanması’nın kullandığı K3 Scout insansız deniz araçlarında Çin’e uzanan bir bağlantı tespit edildi. Araçlara entegre edilen kameralar, Çin’deki bir IP adresine düzenli olarak sinyal gönderiyordu. Yapılan incelemeye göre gönderilen veri, görüntü veya görev bilgisi içermiyordu. Bunlar cihazların çevrim içi olduğunu bildiren “heartbeat” mesajlarıydı. Savunma Bakanlığı hassas verilerin ve askeri sistemlerin etkilenmediğini açıklarken kameraların internet bağlantısı kesildi.

Yaklaşık 12 milyon sterlinlik filoyu İngiliz Kraken Technology Group üretmişti. Kameralar ise şirketin yurt dışındaki bir tedarikçiden aldığı alt sistemler arasında yer alıyordu. Kraken, ekipmanın ABD savunma tedarik kurallarına uygun olduğunu ancak bazı parçaların Birleşik Krallık dışından geldiğini açıkladı. Üreticinin İngiliz olması, platform içindeki bütün parçaların nereden geldiğinin bilindiği anlamına gelmiyordu. Kameraların kurduğu dış bağlantı da sistemler hizmete girdikten sonra yapılan rutin güvenlik incelemesinde ortaya çıktı.

Aynı sorun ABD savunma tedarik zincirinde de ortaya çıktı. ABD Sayıştayının 2025 yılında yayımladığı rapor, Savunma Bakanlığı’nın alt yüklenicilere ilişkin bilgisini yetersiz gördü. MQ-9 Reaper’ın bilinen tedarikçileri ağırlıklı olarak ABD ve Avrupa’da bulunuyordu. Tedarik zinciri daha ayrıntılı incelendiğinde alt bileşenlerde Çin bağlantılı unsurlara rastlandı. Ana yüklenici ve doğrudan tedarikçilere ilişkin kayıtlar motor, işlemci, kamera veya haberleşme modülünün içindeki parçaların kaynağını göstermeye yetmeyebiliyor.

ABD bu riske karşı belirli yabancı şirketlerin ürettiği veya monte ettiği insansız hava sistemlerinin federal kurumlar tarafından satın alınmasını yasakladı. Düzenlemeler kamera, uçuş kontrolcüsü, telsiz, veri aktarım cihazı, yer kontrol sistemi ve işletim yazılımı gibi parçaları da kapsıyor. Böylece denetim doğrudan platform üreticisinden alt sistemlere doğru genişliyor.

Ukrayna savaşı konunun üretim tarafını da öne çıkardı. Cephedeki elektronik harp koşulları yüzünden bazı İHA tasarımları birkaç ay içinde yenileniyor. Üreticiler sürekli olarak yeni kamera, motor, batarya ve haberleşme parçasına ihtiyaç duyuyor. Ukrayna Savunma Bakanlığı tam yerlileştirmenin mümkün olmadığını kabul ederken yerli parça kullanımını artıran şirketlere uzun süreli sözleşmeler veriyor. Avrupa Parlamentosu da motor, batarya, sensör, optik sistem ve navigasyon çiplerindeki dışa bağımlılığı savunma hazırlığı açısından önemli bir açık olarak değerlendiriyor. İhracat kısıtlaması veya siyasi kriz, üretim hattını kısa sürede etkileyebiliyor.

K3 Scout vakasında hassas askeri verilerin Çin’e gönderildiğine dair bir bulgu çıkmadı. Dış bağlantının platform göreve başladıktan sonra fark edilmesi, denetimdeki boşluğu ortaya koydu.İnsansız sistemlerde denetimin ana yüklenicinin ötesine geçerek parça menşei, gömülü yazılım, güncelleme kanalları ve dış ağ trafiğini kapsaması gerekiyor. Aksi halde ülkeler envanterlerindeki sistemin kiminle haberleştiğini ve kriz sırasında üretimin sürüp sürmeyeceğini tam olarak bilemiyor.

Uçak Gemileri İnsansız Hava Harbine Göre Şekilleniyor

ABD Uçak Gemisi, Anadolu Ajansı

Uçak gemilerinin tasarımı, insansız hava araçlarının güverteden nasıl yönetileceğine göre değişiyor. ABD Donanması mevcut Nimitz sınıfı gemilere MQ-25 için yeni komuta-kontrol altyapısı ekliyor. Türkiye ise MUGEM’in hava kanadını insanlı ve insansız araçları birlikte işletmek üzere tasarlıyor. USS Theodore Roosevelt’e kurulan  İnsansız Hava Harp Merkezi mart ayında tam operasyonel duruma geçti. Nisan tarihli program belgesinde USS Ronald Reagan’daki merkezin ağustos sonunda hazır hale getirilmesi hedefleniyordu. Benzer sistem 2024 yılında USS George H.W. Bush’a kurulmuş ve test edilmişti. 

Merkez, havada yakıt ikmali için geliştirilen MQ-25A Stingray’in komuta ve kontrolü için kullanılacak. Hava aracı operatörleri gemideki konsollardan MQ-25’e görev planlarını ve uçuş komutlarını gönderecek. Merkezde operatör konsolları, sunucular, hava trafik görüntüsü, telsizler ve geminin iletişim ağlarına bağlantı sağlayan sistemler bulunuyor. MQ-25’in sensörlerinden gelen veriler de buradan uçak gemisinin diğer bölümlerine aktarılabilecek.

MQ-25A, 25 Nisan’da yaklaşık iki saat süren test uçuşunu tamamladı. Program 19 Mayıs’ta düşük adetli üretim aşamasına geçiş onayını aldı. Ana görevi havada yakıt ikmali. ABD Donanması bugün bu iş için F/A-18 Super Hornet uçaklarının bir bölümünü kullanıyor. MQ-25’in göreve başlamasıyla bu uçaklar yeniden taarruz görevlerine ayrılacak. Programda keşif, gözetleme ve istihbarat ikincil görev olarak yer alıyor.

Türkiye, Milli Uçak Gemisi MUGEM’in tasarımında insanlı ve insansız hava araçlarıyla suüstü ve sualtı araçlarını aynı gemi mimarisinde ele alıyor. Yaklaşık 60 bin ton deplasmana ve 285 metre uzunluğa sahip olacak geminin inşası sürüyor. MUGEM’in uçuş güvertesinde kayak rampalı kalkış sistemi bulunacak. Hava kanadında HÜRJET, KIZILELMA, ANKA-3 ve Bayraktar TB3’ün yer alması planlanıyor. Tasarımda insansız suüstü ve sualtı araçlarının konuşlandırılması ve geri alınması için de imkan ayrılıyor. Türk Deniz Kuvvetlerinin açıkladığı çok alanlı uçak gemisi konseptinde, bu araçların ağ merkezli komuta ve kontrolü gemi tasarımının parçası olarak yer alıyor. 

Türkiye gemi konuşlu İHA tecrübesini TCG Anadolu üzerinde geliştiriyor. Bayraktar TB3, kısa pistli gemiden tam otonom kalkış ve iniş testlerinde 100 sortiyi geride bıraktı. MUGEM ise deplasman bakımından TCG Anadolu’nun iki katını aşacak ve insanlı-insansız hava gücünü daha geniş bir uçuş güvertesinde bir araya getirecek. 

Geminin hava gücünü, taşıdığı araçların sayısı ile bu araçların aynı anda yönetilmesi, bakımı ve görev verilerinin savaş sistemlerine aktarılması belirleyecek.

Theodore Roosevelt’teki merkez, MQ-25’in mevcut uçak gemilerine nasıl yerleştirileceğini gösteriyor. MUGEM’de insanlı-insansız hava kanadının komuta-kontrol, bakım ve veri altyapısı tasarım aşamasında ele alınıyor. İki programın başarısını, bu araçların aynı güverteden kesintisiz görev yapabildiği operasyon düzeni belirleyecek.

Paylaş
XLinkedInWhatsApp
Bültene abone olun

Yeni yayınlar ve etkinlikler e-postanıza gelsin.