
ArtıKÜME 2025 · Yerli Yersiz
Katmanlı Bellek - Jiyan Ayaz
Sanatçı, yer edinme meselesini “ait olamama” üzerinden değil; bulunduğu her mekânda eksik kalan bir parçayı arama hâli üzerinden ele alır. Bu yaklaşım, bireyin hiçbir yere bütünüyle ait hissedememesinden ziyade, içinde bulunduğu mekânda başka bir yere ait unsurların yokluğunu hissetmesine odaklanır. Bu eksiklik duygusu yalnızca memlekete duyulan uzaklıkla sınırlı değildir; kurulan ve dağılan ilişkiler, geçici karşılaşmalar ve şehirler arası hareketlilikle de şekillenir. Bu nedenle mekânla kurulan ilişki süreklilik içinde bir pürüz taşır; beden bir yerde konumlanırken bakışın başka bir yere yönelmesi bu gerilimi görünür kılar. Serinin bütününde mekânsal bir akış kurgulanır. Araf, İki Şehir Arasında ve Eşikte Kalma Hâli başlıkları, süreklilik arz eden bir anlatı hattı içinde ilerler. Dikey ve yatay kompozisyonların dönüşümü, zihinsel bir kaymadan mekânsal bölünmeye doğru evrilen bir hareket oluşturur. Kimi sahnelerde figür sabit kalırken ufuk değişir; kimi sahnelerde ise iki farklı mekân aynı yüzeyde karşı karşıya gelir. Bu yapı, meselenin fiziksel bir göçten çok bilinç düzeyinde bir yer değiştirme deneyimi olduğunu ortaya koyar. Mekân bölünse de bedenin tekliği korunur; bu durum, eşikte kalma hâlini ve serinin kırılma noktasını oluşturur. Serinin son işinde sanatçı, Mardin’e yaklaşır; ancak bu yaklaşım bir tamamlanma değil, yeni bir farkındalık alanıdır. Otoyol üzerinde dar bir alana sıkışmış kurbanlık koyunların görüntüsü, sanatçının zihninde kalıcı bir imgeye dönüşür. Bu koyunlar, bulundukları mekâna ait olmayan ancak orada var olmak zorunda kalan bedenler olarak okunur. Söz konusu imge, yalnızca fiziksel bir sıkışmayı değil; yanlış yere yerleştirilmiş olma hissini de açığa çıkarır. Figür ile koyun arasın-daki temas, mekânla kurulan kırılgan ilişkiye işaret ederken, koyun pastoral bir huzurun değil; yerleşememenin ve geçici varoluşun metaforu hâline gelir. Bu temas, bir sahiplenmeden ziyade benzer bir hâlin tanınması olarak okunur. Resimlerde renk paleti bilinçli bir dönüşüm sergiler. Serinin ilk işlerinde soğuk ve mesafeli tonlar hâkimken, son işte sarı, kahverengi ve turuncu tonların belirginleştiği görülür. Bu sıcak ve toprak ağırlıklı renkler, hem Mardin’in taş dokusuna hem de hafızanın tortulu yapısına gönderme yapar. Siyahın keskin sınırlarından özellikle kaçınılır; geçişler yumuşak tutulur, ancak huzursuzluk hissi korunur. Figürün çoğunlukla merkezde konumlanması, kompozisyon içinde bir gerilim hattı kurar; figür ya ufuktaki mekâna karşı konumlanır ya da iki mekân arasında askıda kalır. Proje, iki sanatçının ortak üretimi olarak şekillenir. Farklı düşünce biçimleri ve üretim pratiklerine rağmen sürdürülen bu kolektif süreç, görünmez bir bağın oluşmasına imkân tanır. Bu bağ, eksik kalan parçalar arasında bir soluklanma alanı yaratarak, aitlik ve bütünlük hissine yaklaşmanın imkânlarını araştırır.
- Yıl
- 2025
- Teknik
- Yağlı Boya ve Gravür Baskı
- Sanatçı
- Jiyan Ayaz
2025
seçkisi
Aynı yılın seçkisindeki diğer üretimler.Tüm eserler



