
ArtıKÜME 2025 · Yerli Yersiz
Yolculuk
Barış Manço, yalnızca bir müzisyen değil; doğu ile batı arasında kurduğu köprüyle, toplumsal değerleri özümsemiş evrensel bir figür ve çağdaş bir ozan olarak değerlendirilir. Kendi özüne vakıf olan ve yaşadığı toplumun dilini konuşan bir sanatçı olarak, kültürel belleğin taşıyıcılığını üstlenmiş; üretimleri aracılığıyla topluma kendi hikâyesini yeniden anlatmıştır. “Barış söyler, kendi bir ders alır mı?” ve “İnsanın öğrenmesi gereken ilk dil tatlı dildir” gibi sözleriyle öz eleştirinin gerekliliğini ve iletişimin inceliğini hatırlatır. “Bu dünya benim memleket” ifadesinde somutlaşan evrensel kimlik anlayışı ise, serginin kavramsal çerçevesinin temel dayanaklarından birini oluşturur. Bu yaklaşım, kültürel farklılıkların ayrıştırıcı değil birleştirici bir zenginlik olduğunu; kimlik, aidiyet ve inanç gibi kavramların çatışma yerine karşılıklı anlayışa zemin hazırlaması gerektiğini vurgular. Bir ulusun en geç tahrip edilen kültürel unsurlarından biri musikidir. Zamanın aşındırıcı etkilerine rağmen, şarkılar ve türküler aracılığıyla kültürel hafızanın yaşamaya devam ettiği görülür. Sanatçı, bu üretimlerinde söz konusu kültürel birikimi görünür kılmayı ve bu birikimden beslenerek güncel bir ifade alanı oluşturmayı hedefler. Serginin adı, Barış Manço’nun “2023”, “2024 (İkinci Yolculuk)” ve “2025 (Son Yolculuk)” adlı eserlerinden ilhamla belirlenmiştir. Bu şarkılar, zaman kavramı üzerinden bireyin içsel dönüşümünü ve geçmiş ile gelecek arasındaki ilişkisini ele alırken, sanatçının kendi üretim sürecini de düşünsel olarak şekillendiren bir referans noktası oluşturur. Üç yıllık bir zaman dilimini kapsayan ve ilk kişisel sergi olma niteliği taşıyan “Yolculuk”, bu bağlamda yalnızca bir başlık değil, aynı zamanda sanatçının kendi sanatsal gelişiminin görsel bir güncesi olarak okunabilir. Toplamda elli parçadan oluşan ve iki ana bölümde kurgulanan serginin ilk bölümü olan “İnsanın Yolculuğu”, bireyin kendini tanıma sürecine odaklanır. İkinci bölüm “Müzikal’grafi” ise barış, hoşgörü ve sevgi gibi insan haklarıyla doğrudan ilişkili kavramlar etrafında şekillenir. Her bir kaligrafik kompozisyon, estetik olduğu kadar düşünsel bir katman da taşıyarak izleyicinin duygusal ve zihinsel belleğinde iz bırakmayı amaçlar. Bu çerçevede sergi, Barış Manço’yu sanatsal bir perspektifle yeniden okumaya ve onun müziğiyle kurulan kişisel bağları yazı aracılığıyla yeniden inşa etmeye imkân tanır. Aynı zamanda bu yaklaşım, Türkiye’de yazı kültürünün çağdaş bir bağlamda yeniden yorumlanmasına yönelik bir öneri sunar.
- Yıl
- 2025
- Teknik
- Kaligrafi, Karışık Teknik
- Sanatçı
- Erhan Olçay
2025
seçkisi
Aynı yılın seçkisindeki diğer üretimler.Tüm eserler



