Gri Bölge Sosyal Medya #2
#2
Güvenlik ve Strateji Araştırmaları Programı9 Ocak 2026
-TikTok’ta Oracle Ortaklığı ve Algoritmik Egemenlik Savaşı -Çin'in Dijital Detoksu -Bondi Plajı Katliamı ve Facebook’un Moderasyon Çıkmazı -Fransa’nın Sosyal Medya Hamlesi

Gri Bölge Sosyal Medya #2

TikTok’ta Oracle Ortaklığı ve Algoritmik Egemenlik Savaşı
TikTok’un çatı şirketi ByteDance, uygulamanın ABD pazarından tamamen silinmesini önlemek adına önemli bir adım atarak, Oracle liderliğindeki bir konsorsiyumla nihai satış anlaşmasına varmıştı. Yeni yapıda Oracle, Silver Lake ve Abu Dabi merkezli yapay zeka ve yatırım şirketi MGX yer alacak. ABD’deki operasyonlar, TikTok USDS Joint Venture LLC adı verilen yeni bir tüzel kişilik altında toplanacak.

Devir teslim süreci, Trump’ın Yabancı Düşman Kontrollü Uygulamalardan Koruma Yasası’nı askıya alan yürütme emrinin sona ereceği tarihten sadece bir gün önce yani 22 Ocak 2026’da tamamlanacak. Anlaşmanın teknik detaylarında en dikkat çeken hususlardan biri ise kodun denetimi oldu. Oracle, TikTok’un 170 milyon ABD’li kullanıcısının verileri üzerinde çalışacak algoritmayı yeniden eğitmekle ve bu akışın dış manipülasyonundan (kastedilen genel olarak Çin manipülasyonu) tamamen arındırıldığını denetlemekle yükümlü olacak.

Kaynak: PBS News

Bu gelişme, Washington ve Pekin arasında yıllardır süren Teknoloji Soğuk Savaşı’nda bir ateşkes değil, aksine ABD’nin dijital ilhak stratejisinin zaferi olarak değerlendirilebilir. ABD, TikTok’u yasaklayarak ifade özgürlüğü tartışmalarına girmek yerine, platformu kurumsal ve teknik olarak Amerikanlaştırma yolunu seçmiştir. Daha önce Project Texas olarak bilinen veri yerelleştirme projesi, bu satışla birlikte fiili bir egemenlik devrine dönüşmüştür. Burada dikkat çekilmesi gereken en kritik nokta, Abu Dabi merkezli Emirlik sahipli MGX’in varlığıdır. Bu durum, teknoloji savaşlarında Arap-Körfez sermayesinin ABD ile Çin arasında dengeleyici (veya ABD tarafına meyleden) bir üçüncü taraf olarak konumlandığını da göstermektedir.

Asıl kritik olan nokta ise Algoritmik Egemenlik kavramında yatmaktadır.. Bir sosyal medya platformunun algoritması, o toplumun neyi konuşacağını, neye güleceğini ve neye öfkeleneceğini belirleyen en güçlü unsurlardan biridir. Oracle’ın kurucusu Larry Ellison’ın Trump yönetimine olan açık desteği düşünüldüğünde, algoritmanın tarafsızlaştırılması süreci, kendi içinde çelişen bir sürece işaret etmektedir. Çin Komünist Partisi’nin etkisinden çıkarılan algoritma, bu kez Silikon Vadisi’nin muhafazakar kanadının filtrelerine maruz kalabilir.Bu durum, küresel internetin (World Wide Web) parçalanarak yerini dijital sahayı ulusal sınırlarla çevreleyen Splinternet’e bıraktığının en somut kanıtlarından biridir. Artık platformlar küresel değil, operasyon yaptıkları ülkenin siyasi elitleriyle uyumlu ulusal aparatlar haline gelmektedir.

Çin’in Dijital Detoksu

Çin hükümeti, ülkedeki 18 yaş altı genç nüfusun internet kullanım alışkanlıklarına yönelik sert kısıtlamaları hayata geçirmeye hazırlanıyor. Pekin’deki yıllık siyasi toplantılarda gündeme gelen ve eski NBA yıldızı Yao Ming tarafından da desteklenen öneri paketi,bu dijital detoksu yasal bir zorunluluk haline getirmeyi hedefliyor. Tasarıya göre, her akademik dönemde en az bir günün cihazsız gün ilan edilmesi ve ayrıca öğrencilerin bu süreyi zorunlu fiziksel aktiviteyle geçirmesi planlanıyor.

Resmi verilere göre 196 milyon reşit olmayan internet kullanıcısının bulunduğu Çin’de, 2024 Oyun Endüstrisi Küçükleri Koruma Raporu verileri, internet erişim oranının %97.3’e ulaştığına işaret ediyor. Yetkililer, artan miyop oranları, obezite ve düşen akademik başarıyı gerekçe göstererek daha sıkı kontroller öngörüyor. Ancak bu öneriler, ödevlerin ve eğitimin büyük ölçüde dijitalleştiği bir ortamda hem öğrenciler hem de veliler tarafından “gerçeklikten kopuk” bulunarak eleştiriliyor. VOA’ya konuşan öğrenciler, yasakların yetişkin kimlikleri kullanılarak kolayca delinebildiğini belirtiyor.

Kaynak: Quartz

Pekin yönetiminin bu hamlesi, sadece bir halk sağlığı politikası olarak okunmamalı. Bu durum, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) ideal vatandaş oluşturma, devletin bireyleri her yönüyle kontrol etme ve onların alışkanlıklarını şekillendirme projesinin de dijital çağdaki tezahürlerinden biridir. Daha önce online oyunları yozlaştırıcı olarak nitelendiren yönetim, şimdi de sosyal medyayı, gençliği ulusal hedeflerden saptıran bir dikkat dağıtıcı olarak kodluyor. Çin, ekonomik yavaşlama ve genç işsizliği ile mücadele ederken, Tang Ping (Düz Yatmak/Mücadeleyi Bırakmak) gibi pasifist akımların yayılmasından endişe duyuyor. Devlet, gençlerin ekran başında pasif tüketici olmalarını değil, Çin’i büyutme ve geliştirmeye hizmet edecek, fiziksel ve zihinsel olarak disipline edilmiş üreticiler olmalarını talep ediyor..

Ancak burada derin bir çelişki söz konusu olduğundan bahsedilmeli Çin, 2030 yılına kadar dünyanın yapay zeka ve teknoloji lideri olmayı hedeflerken, bu teknolojiyi geliştirecek neslin teknolojiyle kurduğu ilişkiyi bağımlılık çerçevesinde kısıtlamaya çalışmaktadır. Devletin bu otoriter tavrı, dijital yerliler olan Z kuşağı ile Parti eliti arasındaki kültürel uçurumu da derinleştirmektedir. Ayrıca, VPN kullanımı ve sahte kimliklerle yasakları delme pratiği, genç nesillerde devlete karşı gizli bir sivil itaatsizlik örneğini de teşkil etmektedir. Bu durum, Çin’in dijital duvarının dış tehditlere karşı güçlü olsa da, içerideki sosyolojik dönüşümü durdurmakta ve engellemekte yetersiz kaldığını göstermektedir.

Bondi Plajı Katliamı ve Facebook’un Moderasyon Çıkmazı

Avustralya’nın Sidney kentindeki Bondi Plajı’nda Yahudilere yönelik düzenlenen ve Bondi Plajı Katliamı olarak kayıtlara geçen terör saldırısı, sosyal medya platformlarının kriz anlarındaki moderasyon kabiliyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Nefret karşıtı kuruluş Community Security Trust (CST) tarafından 30 Aralık’ta yayınlanan rapora göre; saldırıdan günler sonrasında dahi Facebook’ta (META) saldırganları kahraman ilan eden, ceset görüntülerini paylaşan ve açıkça IŞİD (IS) propagandası yapan içerikler erişime açıktı.

The Guardian’ın konuyu Meta yetkililerine iletmesinin ardından içeriklerin bir kısmı kaldırıldı. Ancak İngiliz medya denetleyicisi OFCOM, sosyal medya şirketlerinin yasadışı içerik ve terör propagandasıyla mücadelede sınıfta kaldığını belirterek, platformların temel sorumluluklarını yerine getirmediğini vurguladı. Raporda, teröristlerin sofistike yöntemler kullanarak Facebook gruplarına sızdığı ve potansiyel hedefler hakkında istihbarat topladığı da belirtildi.

Kaynak: The Guardian

Bu vaka, sosyal medyanın silah olarak kullanılma sürecinde geldiğimiz tehlikeli noktayı işaret etmektedir. Terör örgütleri, eylemlerini sadece fiziksel hasar vermek için değil, dijital ortamda viral olacak görsel materyal üretmek için tasarlamaktadır. Facebook’un yapay zeka destekli moderasyon sistemleri, saldırı sonrası ilk 24 saatte yayılan içeriğin hızına yetişmekte yetersiz kalmaktadır. Meta’nın savunması olan politikalar gereği kaldırdık açıklaması, içerik binlerce kez paylaşıldıktan ve radikalleştirme hedefine ulaştıktan sonra geldiği için pratikte bir anlam ifade etmemektedir.

Buradaki temel sorun, platformların iş modeli ile kamu güvenliği arasındaki yapısal çelişkidir. Algoritmalar, etkileşimi maksimize etmek üzerine kuruludur ve ne yazık ki nefret söylemi, korku ve şiddet içerikleri, organik olarak en yüksek etkileşimi alan içerik türleridir. Platformlar, bir yandan terörle mücadele ettiğini iddia ederken, diğer yandan bu içeriklerin yarattığı trafikten beslenen bir “gri bölge”de faaliyet göstermektedir. OFCOM ve AB’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) gibi düzenlemelerle baskıyı artırması, şirketleri daha şeffaf olmaya zorlasa da; insan moderatörlerin yetersizliği ve yapay zekanın bağlamı anlama konusundaki başarısızlığı, dijital platformları terör örgütleri için hala en etkili propaganda ve eleman devşirme sahası yapmaya devam etmektedir.

Fransa’nın Sosyal Medya Hamlesi

Fransa hükümeti, Le Monde gazetesinin raporuna göre, Eylül 2026 itibarıyla 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya kullanımını tamamen yasaklamayı hedefleyen kapsamlı bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor. Mevcut dijital reşitlik yasalarının ve ebeveyn izni mekanizmalarının yetersiz kaldığını savunan hükümet, çocukların ruh sağlığını korumak adına Avrupa’daki en katı kısıtlamayı getirmeye hazırlanıyor. Tasarı, platformlara yaş doğrulama konusunda ağır yükümlülükler getirirken, yasağa uymayan şirketlere ciroları üzerinden cezalar öngörüyor.

Kararın arkasında, artan siber zorbalık, beden algısı bozuklukları ve dikkat eksikliği gibi sorunların, bir halk sağlığı krizi seviyesine ulaştığı düşüncesi yatıyor. Fransa Cumhurbaşkanı, sosyal medyanın kontrolsüz etkisini çocukluğun çalınması olarak nitelendirerek, devletin bu alanda ebeveynlerin yerine geçerek koruyucu otorite rolünü kendi eline alması gerektiğini savunuyor. Bu hamle, diğer AB ülkeleri için de bir emsal teşkil etme potansiyeli taşıyor ve Brüksel’de şimdiden tartışılmaya başlandı.

Kaynak: Reuters

Fransız hükümetinin bu girişimi, devletin birey üzerindeki dijital vesayetinin sınırlarını yeniden belirlemektedir. Ebeveyn denetiminin ve eğitimsel farkındalığın başarısız olduğu kabul edilerek, çözümün yasaklayıcı devlet modelinde aranması, liberal demokrasilerin normatif iddialarına ters bir uygulama olarak değerlendirilebilir. Ayrıca teknik olarak bu yasağın, VPN kullanımı veya sahte hesaplar yoluyla delinmesi kuvvetle muhtemeldir ki bu da yasayı uygulanamaz bir hale dönüştürebilir.

Daha da ötesi, internetin evrensel ortak bir alandan ulusal sınırlara sahip bir Splinternet yapısına doğru evrilişinin yaş grupları üzerindeki yansıması olarak da okunabilir. İnternet artık herkesin eşit eriştiği küresel büyük bir köy değil, yaşa, coğrafyaya ve kimliğe göre parsellenmiş, sınırlara ayrılmış bir site devletleri topluluğudur. Aynı zamanda bu durum şöyle bir tehlikeyi de barındırmaktadır ki; Fransa, çocukları koruma refleksiyle hareket etmesine rağmen aslında onları dijital dünyanın gerçekliğinden izole ederek, geleceğin dijital yetkinliklerine sahip bireyler değil, korunmuş ama donanımsız bir nesli yetiştirme tehlikesiyle de karşı karşıyadır.

Paylaş
XLinkedInWhatsApp
Bültene abone olun

Yeni yayınlar ve etkinlikler e-postanıza gelsin.