İnsansız #11
#11
Teknoloji ve Yapay Zeka Politikaları Programı30 Ekim 2026

İnsansız #11

Yapay Zeka ve İnsansız Sistemlerin Saha Sınavı

Kaynak: İnsansız Hava Aracı, Magnific

WSJ’nin Mojave Çölü’ndeki bir tatbikattan aktardığı gözlemler, gelişmiş yazılımlar ve otonom araçlarla donatılan bir ordunun bu teknolojileri etkin biçimde kullanabilmek için aşması gereken engelleri gözler önüne seriyor. Yapay zeka istihbarat analizi ve hedef seçiminde kendine yer bulmaya başlasa da bu imkanların sahada bizzat görev yapan birliklere tam anlamıyla ulaşması henüz zaman alıyor.

Fort Irwin’de düzenlenen Project Convergence tatbikatında 9 bin 700 piyade askeri, Çin Ordusu’nu temsil eden kuvvete karşı 10 gün boyunca görev yaptı. Yaklaşık 43 dereceye ulaşan sıcaklıkta sunucular aşırı ısındı, bataryalar tükendi ve haberleşme sistemlerinde aksaklıklar yaşandı. Askerler, antenleri soğutmak için üzerlerine buzlu suya batırılmış tişörtler örttü. ABD merkezli savunma teknolojileri şirketi Anduril üretimi bir İHA aşırı ısınma nedeniyle inişe zorlanırken bazı araçlar tepelerin arkasına geçtiklerinde bağlantılarını kaybetti.

Bazı askerler, bataryaları korumak için İHA’ları belirli zaman aralıklarında ve azami uçuş sürelerinin yaklaşık yarısı kadar uçurdu. WSJ’nin haberine göre bu uçuşlar sırasında tam otonomi veya yapay zeka desteğinden yararlanılmadı. Tatbikatın son bölümünde ise beş küçük İHA’dan oluşan sürü, üst düzey Kara Kuvvetleri yetkililerini taşıyan üç Black Hawk helikopterinin aynı hava sahasına girmesi üzerine geri dönmek zorunda kaldı. Yaşananlar, teknik performansla beraber insanlı ve insansız araçların aynı hava sahasında nasıl koordine edileceğinin de çözülmesi gereken bir konu olduğunu gösteriyor.

Yetkililer tarbikatın amaçlarından birinin de sistemleri sınamak ve eksiklikleri tespit etmek olduğunu söylüyor. Ancak tatbikatı Savunma Bakanı Pete Hegseth’in geçtiğimiz yıl Kara Kuvvetleri’ni yapay zeka destekli bir güce dönüştürmek için verdiği iddialı talimatla birlikte değerlendirince Fort Irwin’deki gözlemler bu hedefin sahada henüz karşılık bulamadığını gösteriyor.  

RUSI’de 17 Aralık 2025’te, Fort Irwin tatbikatından önce yayımlanan bir değerlendirme, insansız sistemlerin üretim ve geliştirme sorunlarını anlamak için bize bir çerçeve sunuyor. Yazarın temel iddiası, Ukrayna’nın İHA üretiminin başta Çin olmak üzere yabancı tedarikçilerden gelen kritik bileşenlere bağımlı olduğu ve NATO’nun bileşen düzeyinde geliştirme, üretim ve entegrasyon yetkinliği kurması gerektiği. Yazı, Ukrayna’da üreticilerin cephedeki kullanıcılarla yakın çalışarak araçları hızla denemesine ve değiştirmesine de değiniyor. WSJ’nin haberinde Anduril’in, askerlerden gelen geri bildirimlerin ardından aşırı sıcak koşullardaki performansı artıracak iyileştirmelere öncelik verdiğini açıklaması, bu yaklaşımın Fort Irwin’deki somut bir karşılığı olarak okunabilir. 

Teknik ve endüstriyel hazırlığa, birliklerin insansız sistemlerin yoğun olduğu bir sahaya uyumu da eşlik etmeli. Bu ihtiyaç, araçların yapay zeka desteğinden bağımsız olarak ortaya çıkıyor. Almanya’da gerçekleştirilen Saber Junction tatbikatı da bu taktik boyutu gösteriyor. Açık alanda toplanan 173. Hava İndirme Tugayı’ndan 42 asker, tek bir temsili saldırıda kayıp sayıldı. 1.900 İHA’nın bulunduğu tatbikatta Ukrayna’daki savaştan alınan taktikler kullanılıyordu. Birlikler ilerleyen günlerde daha fazla örtü kullanmaya, kendi İHA’larından ve elektronik harp araçlarından yararlanmaya başladı. Yapay zeka destekli ve otonom araçları birliklerine katmayı hedefleyen orduların da hareket ve toplanma alışkanlıklarını bu ortamın koşullarına göre yeniden düzenlemesi gerekiyor.

Bu örneklerde teknolojinin sahadaki etkisini belirleyen insan kararları öne çıkıyor. Aracın eksiklerini üreticiye aktaran asker, bu geri bildirimi tasarıma yansıtan mühendis ve birliğin nasıl hareket edeceğine karar veren komutan, dönüşümün doğrudan parçası. Otonom kabiliyetler geliştikçe bu görevlerin niteliği de değişiyor, eğitim ve koordinasyon ihtiyacı sürüyor. WSJ’ye konuşan Kara Kuvvetleri Müşterek Modernizasyon Komutanı Tuğgeneral Daniel Hibner, bu aşamada her şeyi teknolojiye devretmenin tehlikeli olacağını belirterek insanın hala işin merkezinde olduğunu vurguluyor.

ABD İnsansız Savaş İçin Komuta Yapısını Değiştiriyor

Kaynak: ABD Ordusu, Dijital Görsel Bilgi Dağıtım Sistemi

WSJ’nin aktardığı tatbikat deneyimleri, yeni teknolojilerin sahada kullanılması için eğitim ve koordinasyonun önemini gösteriyor. ABD Kara Kuvvetleri’nin otonom sistemler için başlattığı yeniden yapılanma da bu dönüşümün kurumsal tarafını oluşturuyor. Kara Kuvvetleri Bakan Vekili Adam Telle’in 1 Ekim’de imzaladığı talimat, otonom sistemlerin geliştirilmesini ve birliklerde kullanımını koordine edecek FASCOM’un (U.S. Army Futures and Autonomous Systems Command) kurulmasını öngörüyor.

Kara Kuvvetleri’nin 13 Ekim’deki açıklamasına göre, mevcut Futures and Concepts Command bu yeni yapıya dönüştürülecek. Korgeneral düzeyinde yönetilecek komutanlık, araştırma ve saha denemelerini bir araya getirerek otonom sistemlerin hangi görevlerde, nasıl kullanılacağını belirlemeye çalışacak. Elde edilen sonuçlar, ordunun yeni sistemleri satın alma ve birliklerini düzenleme kararlarına temel sağlayacak.

Planlanan denemeler, otonom sistemlere verilecek görevleri somutlaştırıyor. Farklı birliklerde insansız araçlarla keşif yapılması, ikmal malzemelerinin taşınması, mayınlı alanlar gibi engellerden geçiş açılması ve ateş desteği sağlanması sınanacak. İnsanlı helikopterlerle insansız hava araçlarının birlikte görev yapması da denemeler arasında. Askerler, araçların performansıyla birlikte bu görevler için nasıl bir birlik düzenine ve taktiğe ihtiyaç duyulduğunu değerlendirecek. 

Tedarik ve personel yapısı da buna göre değiştiriliyor. Otonom sistemlerin satın alınmasından sorumlu ayrı bir yönetici görevlendirilecek. Talimat, öncelikli otonom kabiliyetlerin en geç 2028 mali yılına kadar satın alınmasına ve birliklere kazandırılmasına öncelik veriyor. Taktik İHA uzmanı ve robotik teknisyeni kadroları da uygun birliklerde artırılacak. Böylece araçları kullanacak ve teknik ihtiyaçlarını karşılayacak personelin birliklerin içinde bulunması hedefleniyor.

Bu arayışın tedarik tarafındaki bir örneği, FASCOM kararından önce gündeme gelmişti. DefenseScoop’un Ağustos 2025 tarihli haberine göre, ABD Kara Kuvvetleri, birliklerin ihtiyaçlarına uygun İHA’ları seçebileceği Amazon benzeri bir çevrimiçi platform kurmayı planlıyordu. UAS Marketplace adlı platformda araçların menzil, hız ve fiyat gibi özelliklerle karşılaştırılması, üreticilerin performans iddialarının doğrulanması ve askerlerin kullanım deneyimlerinin üreticilere aktarılması hedefleniyordu. Bu yaklaşım, sahada öğrenilenlerin araç seçimine ve geliştirme çalışmalarına yansıtılması açısından FASCOM’un görevleriyle birlikte okunabilir.

FASCOM, Pentagon’un daha geniş bir yapılanma planının Kara Kuvvetleri ayağı. Savunma Bakanı Pete Hegseth’in duyurduğu Otonom Harp Komutanlığı (AutoWarCom) ise farklı kuvvetlerin insansız ve otonom sistem çalışmalarını ortak bir yapıda koordine edecek. Dört yıldızlı bir komutanın yönetmesi planlanan bu yapının, gerekli Kongre düzenlemeleriyle birlikte 1 Ekim 2027’ye kadar kurulması hedefleniyor. Telle’nin 14 Ekim’deki açıklamasına göre FASCOM, Kara Kuvvetleri içindeki çalışmaları koordine ederek AutoWarCom’a katkı sunacak, diğer kuvvetlerle ortak alım imkanları ve kullanım tecrübelerinin paylaşılması üzerinde çalışacak.

İnsansız sistemlere özel bir teşkilat oluşturma yaklaşımı Ukrayna’da da görülmüştü. Ukrayna, 2024 yılında hava, kara ve denizdeki insansız sistemler için ayrı bir İnsansız Sistemler Kuvvetleri yapısı oluşturma kararı aldı. Bu süreçte uzman personel, eğitim ve saha tecrübesinin paylaşılması birlikte ele alındı. FASCOM farklı bir yapılanmayı esas alsa da her iki girişim de insansız sistemlerin kullanımını kalıcı bir kurumsal sorumluluk haline getirmeyi hedefliyor.

ABD’nin bu yeni yapılanmasının sahadaki gerçek değeri, bir birlikte edinilen tecrübelerin diğer birliklere ne kadar hızlı aktarılabildiğiyle anlaşılacak. Saha denemelerinde tespit edilen ihtiyaçlar satın alma kararlarına ve eğitim süreçlerine yansıtılabildiği ölçüde FASCOM, insansız sistemlerin günlük askeri işleyişe entegrasyonunu hızlandırabilir.

Japonya’nın Savunma Planlarında İnsansız Sistemler

Kaynak: Japonya Savunma Bakanlığı, Defense of Japan 2026 Rapor Kapağı

Japonya Savunma Bakanlığı, ülkenin güvenlik ortamını, savunma politikasını ve askeri kabiliyetlerini geliştirmeye yönelik planlarını ele alan Defense of Japan 2026 başlıklı teknik raporu yayımladı. Raporda insansız hava, deniz üstü ve su altı araçlarının keşif, hedefleme, taarruz, mayın temizleme ve ikmal görevlerinde kullanımına ilişkin hedeflere yer veriliyor. Bu araçlarla personelin maruz kaldığı risklerin ve iş yükünün azaltılması, düşük maliyetli sistemlerle karşı tarafın daha pahalı platformlarına karşı üstünlük sağlanması amaçlanıyor.

Rapor, insansız sistemlere yönelik bu yaklaşımı Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan örneklerle açıklıyor. Raporda, çok sayıda düşük maliyetli insansız aracın füze ve topçu ateşiyle birlikte kullanılması, FPV araçlarının cephede yaygınlaşması ve insansız deniz araçlarının genişleyen görevleri değerlendiriliyor. Elektronik karıştırmaya karşı fiber optik kablolu araçların ve yapay zeka destekli yarı otonom uçuşun kullanılması da ele alınan gelişmeler arasında. Raporda insansız sistemler teknik kabiliyetleri, haberleşme altyapısı, karşı tedbirlere dayanıklılığı ve sahadaki değişimlere uyumu açısından ele alınıyor. Tedarik hedeflerine, kullanım esaslarının geliştirilmesi, insanlı platformlarla birlikte görev yapma ve güvenli otonomiye yönelik çalışmalar eşlik ediyor.

Japonya’nın kendi savunmasına yönelik başlıca projelerinden biri, SHIELD adı verilen çok katmanlı kıyı savunma sistemi. Bu sistemin 2027 mali yılı içinde kurulması hedefleniyor. Plan, çok sayıda düşük maliyetli insansız hava, deniz üstü ve su altı aracının insanlı platformlar ve uzaktan vuruş kabiliyetleriyle birlikte kullanılmasına dayanıyor. Denizden yaklaşan kuvvetlere ve kıyıya çıkmaya çalışan birliklere karşı tehdidin tespitinden müdahaleye uzanan bir görev düzeni oluşturulması öngörülüyor.

SHIELD kapsamında farklı menzil ve görevler için araçlar edinilecek. Modüler FPV araçları yakın mesafede bilgi toplayacak, küçük taarruz İHA’ları kara araçları, tekneler ve gemiler gibi hedeflere karşı kullanılacak. Gemilerden görev yapacak İHA’lar keşif, gözetleme ve taarruz görevleri üstlenecek. Karadan kullanılacak gemisavar İHA’lar uzak mesafedeki deniz hedeflerine yönelirken, radar tesislerini koruyacak İHA’lar yaklaşan düşman insansız hava araçlarını önleyecek. İnsansız deniz araçlarının taşıdıkları İHA’larla veya doğrudan çarparak taarruz etmesi, su altı araçlarının ise adalar çevresindeki deniz unsurlarına ilişkin bilgi toplaması planlanıyor. 

Japonya, 2026 mali yılında insansız savunma kabiliyetleri için yaklaşık 277,3 milyar yen ayırdı. Bu kaynak istihbarat, gözetleme, keşif ve hedefleme faaliyetleri ile araştırma ve geliştirme çalışmalarını kapsıyor. Japonya Deniz Kuvvetlerinin (JMSDF) MQ-9B SeaGuardian’ı 2028 mali yılında kullanmaya başlaması planlanıyor. Erken kullanım projesi kapsamında iki uçağın, 2027 mali yılından itibaren Kanoya Hava Üssü’nde özel bir şirket tarafından uçurulması öngörülüyor. Japonya Hava Kuvvetleri (JASDF) bünyesinde ise hedef bilgisi toplayan İHA’ları sınamak ve kullanım esaslarını geliştirmek üzere geçici bir birim kurulması planlanıyor. 

Raporda, insansız sistemlerle yürütülen mayın temizleme faaliyetlerine de yer veriliyor. Japonya Deniz Kuvvetlerinin 2025’teki bir tatbikatta insansız su altı mayın temizleme sistemiyle gerçek mayınları başarıyla imha ettiği belirtiliyor. Araştırma tarafında, insanlı gemilere destek verecek çok amaçlı insansız deniz araçları ile denizden birliklerin yakınına malzeme taşıyabilecek otonom amfibi araçlar üzerinde çalışılıyor. Yeni nesil savaş uçaklarıyla birlikte görev yapacak muharebe destek İHA’ları da geliştirme hedefleri arasında bulunuyor. 

Bu araçların güvenli biçimde görev yapabilmesi için ABD ile ortak araştırmalar yürütülüyor. Çalışmalardan biri, insansız su altı araçlarının gerçek deniz koşullarında seyir tehlikelerini algılama ve bunlardan kaçınma kabiliyetine odaklanıyor. Bir diğer çalışma, yapay zeka destekli İHA’larda uçuş sırasında güvenliğin denetlenmesini amaçlıyor. Burada araştırılan yaklaşım, yapay zeka kontrolü uçuş güvenliğini tehlikeye attığında kontrolün önceden doğrulanmış güvenli bir programa devredilmesini içeriyor. Böylece Japonya’nın insansız sistemlere ilişkin hazırlıkları, araç tedarikiyle birlikte kullanım esaslarının ve güvenlik mekanizmalarının geliştirilmesini de kapsıyor.

Paylaş
XLinkedInWhatsApp
Bültene abone olun

Yeni yayınlar ve etkinlikler e-postanıza gelsin.