
ArtıKÜME 2025 · Yerli Yersiz
Ortaklaşa Zemin - Consilience
Sanat, farklı disiplinler arasında köprü kurabilen bir düşünme ve üretim alanı olarak ele alınır. Edward Osborne Wilson’ın tanımladığı consilience kavramı, yalnızca bilgi alanlarının birleşimi değil, aynı zamanda ortaklaşa üretimin bir yöntemi olarak değerlendirilir. Bu bağlamda consilience, disiplinlerarası bir yaklaşımın ötesine geçerek, biyoloji ve sanatın kesişiminde yeni ifade biçimleri geliştiren bir pratik olarak konumlanır. Günümüz dünyasında steril, kontrol edilebilir ve arındırılmış yapılar ön plana çıkarken, bu proje bozulma, dönüşüm ve yeniden var olma süreçlerine odaklanır. Sanatçı Özge Yalacak ile moleküler biyolog Öznur Yalacak, küfü mekânın temel malzemesi olarak ele alarak görünmez olanı görünür kılan bir üretim süreci başlatır. Genellikle istenmeyen ve dışlanan bir varlık olarak algılanan küf, bu çalışmada izleyici algısını dönüştüren alternatif bir varoluş biçimi olarak değerlendirilir. Proje süreci, farklı çevrelerden toplanan küf sporlarıyla başlar. Ormanlar, iç mekânlar, terk edilmiş alanlar ve gündelik yüzeyler bu sürecin kaynaklarını oluşturur. Ağaç yüzeyleri, mantar, ekmek, portakal ve yoğurt gibi organik materyaller, küf oluşumunu tetikleyen başlan-gıç noktaları olarak kullanılır. Bu materyaller laboratuvar ortamında petri kaplarına alınır; uygun besiyerlerinde, kontrollü sıcaklık koşullarında çoğaltılarak gelişimleri gözlemlenir. Zaman içinde büyüyen ve kendine özgü formlar oluşturan yüzeyler, daha sonra tuvalle buluşturularak sanatsal müdahaleye açılır. Bu süreç, rastlantı ile bilinçli kurgu arasında sürekli bir denge arayışını beraberinde getirir. Ortaya çıkan işler, ne bütünüyle doğanın ürünü ne de tamamen insan müdahalesinin sonucudur. Mekândan gelen görsel anlatılar, izleyiciye sunulan kavramsal materyaller ve işitsel unsurlarla birleşerek çok katmanlı bir deneyim alanı oluşturur. Bu bağlamda sanat, yalnızca görsel bir deneyim değil; işitsel, duyusal ve düşünsel katmanları içeren bütüncül bir alan olarak yeniden tanımlanır. Proje, sanatın yalnızca estetik bir üretim pratiği olmadığını; aynı zamanda deneysel ve düşünsel bir araştırma yöntemi sunduğunu ortaya koyar. Sanatçı, bilimsel yöntemi birebir taklit etmek yerine onunla diyalog kurar; gözlem, tekrar ve bekleme süreçlerini sanatsal sezgiyle birlikte değerlendirir. Üretimin zamana yayılması, nihai sonuçtan ziyade oluş hâlinin görünür kılınmasını sağlar. Bu yaklaşım, izleyiciyi yalnızca ortaya çıkan esere değil, eserin var oluş sürecine de tanıklık etmeye davet eder. Sanat, bu bağlamda sabit bir sonuçtan çok, dönüşen, yaşayan ve sürekli yeniden kurulan organik bir ilişkiler ağı olarak konumlanır.
- Yıl
- 2025
- Teknik
- Resim, küf ve yağlıboya
- Sanatçı
- Özge Yalacak, Öznur Yalacak
2025
seçkisi
Aynı yılın seçkisindeki diğer üretimler.Tüm eserler



